Doğum günü, yeni yaş, eski yaş… Her an bir kerelik.

Hangi anımız daha değerli? Doğduğumuz gün mü? Benim için değil, başkaları için de değişken olsa gerek. Ama herhangi bir an nasıl değer kazanıyor diye sorarsak sevdiklerimizin, dostlarımızın yanımızda olduğu, olmak istediği anlar öncelik kazanır. Anlarımızın değerleri sevdiklerimizin bize hediyesidir. Daha genç olduğum zamanlarda doğum günü, tanışma günü, mezuniyet günü vb. özel günlere hiç önem vermezdim. Aslında negatif gündönümleri daha önemliydi. İtiraf edeyim, değerli olması gerektiği genel kabul gören anlar için bir kutlama yapmışsam da o gün yalancının biriydim, niyetim başkaydı muhakkak. Yaşlandıkça bu katılıkların gereksiz olduğunu anlamış bulunuyorum; biraz geç mi kaldım acaba? Hayır, eğer anlardan söz ediyorsak, son nefes anı bile olsa değerlendirmek için bir fırsattır ve tam zamanıdır. Bana bu fikri bir plastik gül öğretti.

Eskiden Taksim’de yaşardım. Hergün Beyoğlu’na çıkardım, arasıra gezi parkına da giderdim. Bir akşam eve dönerken sıraselvilerin girişindeki çiçekçilerin arttığını ve daha çok kırmızı gül sattıklarını farkettim; sevgililer günüymüş. Şeytan dürttü, sevgilime (bu kelimeyi de hiç kullanmazdım) bir gül almaya karar verdim. O an değerli ya, en güzel gülü almak istedim. Karanlık basmıştı, tecrübesizdim, sepetlerlerdeki güller gözüme solgun göründü, hem güller dikenli olur değil mi. Bir tahtaya dizilmiş, kurdelayla bağlanmış, şeffaf kutu içindeki tek tek ambalajlanmış güller dikkatimi çekti, daha canlı görünüyorlardı. Onlardan bir tane aldım, eve gittim. Paket açıldı, gül plastik çıktı. Önce şaşırdık, üzülme dedim, hiç solmayacak, üzerine gül suyu damlatınca kokar, doğal da görünür. Fotoğrafçılık işte, bir yanıyla sahte güzellikler mesleği, kendi hayatına da taşıyor insan. Koparılmış gerçek çiçeklere gözyaşı damlatsan da solmaları kaçınılmaz. Ne bilgece bir küstahlık! Ben böyle biriydim.

Bugün sanal çiçeklerin, sanal kadehlerin, sanal partilerin gerçek duyguları temsil edebildiği çağlara ulaştık. Fiber kablolar sayesinde herşeyi paylaşabiliyor, yaşayabiliyoruz. Sanal yaygınsa gerçek değer kaybeder, sanal onun yerine geçer. Kağıt paraların altın liraların yerini aldığı gibi; şaşırtıcı değil. Kabul ediyoruz. Ama zaman da an kadar önemli, o anlar birbirlerinden kopmadan akıyor ve yaşamı değiştiriyor. Bazı anlayışlar unutuluyor, bazıları gelenekleşiyor. Değişmeyen şey bir ana verilecek değer ihtiyacı. Onu hangi yolla, yöntemle verirsek verelim, niyetimiz önemli.

Doğum günüm kutlu oldu. Teşekkür ederim.

İnsanlardan kaçtığım, tüm anlarımı değersiz sandığım, avare, perişan yollara düştüğüm doksanlı yılların başında yaptığım bir yolculuğun tüm yaşamıma anlam getireceğini bilemezdim. Negatif bir hal içinde olduğumuz zamanlar bile değerli olabiliyor, tek bir anın kısacıklığına aldanmadan, küsmeden, merhametle ve umutla her anı değerli kılmak elimizde.

Hoşçakalın.
anadoluda

 

Reklamlar

Doğum günü, yeni yaş, eski yaş… Her an bir kerelik.” üzerine bir yorum

  1. HAYRİYE Davarcı dedi ki:

    Ahmet, Ailenle ve sevdilerinle birlikte e
    senlik dolu, mutlu yıllar dilerim. Sevgi ve selamlar…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s