Pelikül üzerine…

Rusya Yolculuğu

Ahmet Özyurt. Foto: N.B.Ceylan, Odesa yolu, 1994.

Ahmet Özyurt. Foto: N.B.Ceylan, Odesa yolu, 1994.

Geçen ay bir belgesel için Rusya yolculuğumuzdan birkaç fotoğraf istenince arşivime baktım.

İşe yararlıları(!) dergiye verdiğimden elimde artıklar kalmış olmalıydı… Yani boş bir pelikülden hallice olanlar; flular, yanlış pozlananlar, çizikler… Kadraj hatalılar, anlamlılıkta yetersizler, sıradanlar vb… Susadığımızda kap dikkatimizi çekmez.

1994… Moskova’da parlamento binasında patlama oldu… Rusya değişiyor…

Bir cenin gibi içinde beklediği zarını yırtan hatıralarım yirmi yıl sonra yeniden canlandı…

N.B.Ceylan ile bir Lada ciple önce Moskova’ya gittik, bölgenin çevresinde çeşitli yerlerde dolaştık. Daha sonra Ö.Yüksek uçakla Moskova’ya geldi…

O zamanlar Bilge 35mm film kullanıyor ve yeni filmini çekebilmek için çareler arıyordu…

– Odesa’da ucuz siyah-beyaz sinema filmi bulunuyormuş… Gidip alalım mı, ne dersin…

– Gidelim, oralara gitmenin tam zamanı, ama önce bir yol bulalım…

Özcan’ı telefonla aradım:

– Benim Lada ne hale geldi biliyorsun, ama hep bizim yollarda, bizim yaylalarda… Merak ettim de, acaba bu rus arabası Rusya’ya kadar gitmeyi başarabilir mi?

– Anladım, onbeş dakika sonra seni geri arayacağım…

Bekledim, çok geçmeden telefonum çalıyordu:

– Pazartesi sabahı şirketin genel merkezine gidiyorsun, sana yeni bir Lada verecekler. Yolluğunuzu da almayı unutma. Siz yola çıkın, benim biraz işim var, bir hafta sonra Moskova’da buluşalım.

– Filmleri sen akşama kadar Cihangir’e gönderir misin, yolda da çalışırız…

Gecelere rus mafyası hakimdi. Moskova gecelerinde sokağa çıkma yasağını delerek geçirdiğimiz günlerden sonra trenle yasaksız geceleri için Leningrad’a gittik…

Az konuşup karar vermek, çözüm bulmak, organize olabilmek çok iyi; birlikte yolculuğun temel koşulları.

Hemen hazırlığa başladım, önce kendimizden… Soğuk olacak; tulumlar, ceketler, ayakkabılar, goreteks ne varsa…

Sonra fotoğraf çantaları; olabildiğince az, olabildiğince yaya taşınabilir… Piller, filmler, lensler.

Şimdi de sıra arabada:

Yeni bir Lada eskisinden dertsiz olabilirdi, yine de benim pasaklı keçinin pılısını pırtısını kısaca  “ne olur ne olmaz” çantasını toparladım…

İhtiyat; önemli bir kelime!..

Ve tekrar aynı araçlarla önce Moskova’ya, ardından İstanbul’a…

Hikaye Moskova’nın doğusuna ve kuzeybatısına doğru sürüp gidiyor…

Devamını başka zaman olası bir sohbette anlatırım belki…

Kenarda köşede kalanlar da olsa pelikül üzerine yazılanı okumak daha iyi…

(Not: Fotoğrafların orijinalleri Velvia pozitif film olup dijital kamera ile kopyaları alınmıştır.)

 

 

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s