Şapkacı

Scan-150630-0001+psd web

Şapkacı, Erken Dönem Çalışmalar / Hatter, Early Works, ~1980-90, İstanbul.

Yıllar geçİp gİdİyor…

Fotoğraf çekmeye başladığım yıllarda sadece siyahbeyaz film kullanırdım. 30-40 yıl önceki zamanlardan söz ediyorum. Dünyaya bakınca onu gri bir renk skalası içinde görürdüm. Siyahbeyaz bir fotoğrafa bakınca da onu renkliymiş gibi algılardım. Fotoğrafçının hangi renk filtre ile siyahları koyulaştırıp açtığını tahmin ederdim.

Aradan yıllar geçti… Eski Nikon film tarayıcımı tekrar çalıştırmak istedim ama kendi programı kendisini desteklemekten vazgeçmiş. SilverFast kullanmamı öneriyor. O da ben de yok. VueScan ile zar zor bir kare taramayı başardım. Karşıma yıllar öncesinden bir şapkacı çıktı. Sanki karanlık odada film banyosunda gelişen bir görüntüyü bekler gibi tarrtarr sesinin bitmesini bekledim…

Şapkacı bana şöyle demişti; “Şaşırma, bunlar şapka değil, düşünceler…!” Kafamın karıştığını hatırlıyorum. Sanki tüm şapkaları bir şapkacı gibi kafama takmıştım. Gerçekten şapkalar kafaların içindeki düşünceleri temsil eder mi? Elbette bu konuda fikir yürütmek pek de işe yarar görünmüyor. Fakat itiraf edeyim; şapkasız olduğumda kafam üşüyor ve iyi düşünemiyorum. Peki çok sayıda şapka takınca daha iyi mi düşünülür? Aklım karışıyor. Zaten ben fötr şapka takmıyorum. Bu şapkacı belli düşünceleri pazarlıyor; bir bildiği olmalı… Ya da bir niyeti.

Birden De Bono’nun Altı Şapkası’nı hatırladım. Herhalde bu şapkacıyla benden önce tanışmış olmalı. Yoksa ne diye “Altı Şapkalı Düşünme Tekniği”ni yazsın. Beyaz olan tarafsızmış, kırmızı duygusal, sarı iyimser, siyah kötümser, yeşilse yenilikçiymiş, mavi de serinkanlı! İyi de bu fotoğrafta hepsi siyah-gri-beyaz; renkleri vardı ama fotoğraf onları sakladı. Bir şapkanız var mı? Takın başınıza, bir düşünün. Bu şapkacı şaka mı yapıyor?

Adam ciddi ciddi “Ben düşünce satıyorum” diyordu. De Bono’ya çalışıyordu anlaşılan.

Şapkayı taktın mı, meseleyi çözersin diyordu. O zaman bir şapka almadım ondan. Yıllar başımdaki saçları aldı götürdü, şimdi neredeyse şapka ile yatıyorum. Adam rüyama giriyor. Kalkıp gece yarısı bir sallama çay içiyorum. İyi geliyor.

Renkli şapkalar!

Seçim

Yarın bu çocuk için oy vereceğim…
Yıllarca Anadolu’da fotoğraf çekmek için dolaştım, yoksullukla harmanlanmış cömertliği, yoksunlukla erişilmiş bereketi, sabırla yoğrulmuş gayreti, endişeyle karışmış güveni, geçici içindeki kadimi bu çocukların koştuğu köylerde, bu dağların yamaçlarında gördüm… Ülkemin her yerinde olduğu gibi hiç yabancılık hissetmedim, yedirildim, içirildim, mütevazi ortamlarda el üstünde ağırlandım. Şimdi sıra bende.
Bugün tutarsız, gerçeklerden uzak, handiyse vicdansızca telkinlerin anlamsızlaştığı, korkunun yerini cesaretin aldığı, umutların en güçlü olduğu gün…
Yetti artık; yüce Ağrı’nın ayazında bu çocuk özgürlüğe bir adım daha yakın…
Yarın onun da hakettiklerine ulaşması, haketmediklerinden kurtulması umuduyla oy vereceğim.

“Dünya Miras Alanında Fotoğraf Müzesi Projesi” Önerisi

21 Mayıs 2015 Nevşehir Müzeler Günü Etkinlikleri kapsamında Avanos Güray Müze’de yaptığım söyleşi:

Dünya Miras Alanında “Fotoğraf Müzesi” Projesi 2015.001

Her yıl yapılan Uluslararası Müzeler Günü’nün 2015 teması ICOM* tarafından “Sürdürülebilir Bir Toplum İçin Müzeler” olarak önerildi. Öneriler toplum içinde müze sorunlarını irdelemeyi teşvik etme amacında. Kapadokyalı bir fotoğrafçı olarak söyleşi konumu bu çerçevede “Dünya Miras Alanında Fotoğraf Müzesi Projesi” önerisi olarak belirledim.

*Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) 145 ülkede 35.000 ‘den fazla müze konseye üyedir.

Dünya Miras Alanında “Fotoğraf Müzesi” Projesi.001

Sayın Konuklar, Değerli Müze Gönüllüleri,
Son yıllarda ülkemizde müzeciliğe verilen önemin olumlu sonuçlarını izlemekteyiz. Uluslararası düzeyde alınan ödüller ve başarı sıralamalarında yer alışımızın gurur verici etkisi konuya ilgiyi arttırmış görünüyor. 
Özel sektörün de girişimleriyle müzecilik alanında giderek dünyadaki yerimizi yükseltiyoruz. Bu olumlu tabloya karşın dünya ülkeleri ile aramızda halen mevcut olan uçurumu görmezden gelemeyiz. Müzelerin uygarlık düzeyini göstermedeki önemi malumdur. Neredeyse her alanda, her konuda müzeler kurulmakta. Ancak bir taraftan müze yoksunluğu nedeniyle yitirilen değerler, diğer taraftan mevcut müzelere saldırılar uygar dünyada endişe yaratıyor.

Müzecilik tarihine baktığımızda sanat eserlerinin, kültürel değer taşıyan varlıkların, tarih yazımında kullanılan belgelerin en zor koşullarda; neredeyse candan fazla önem verilerek saklanması ve korunması ile günümüze ulaştırıldığını görüyoruz. Bunu yapamamış ulusların uygarlık tartışmalarında zor durumda kaldığını da biliyoruz. Son aşamada ise bu eserler yüksek maddi değerlere ulaşıyor.

1839’da ilanen bulunuşundan bu yana geçen 176 yıllık zamanda “Fotoğraf” gerçekliğin öncelikli ve güvenilir kanıtı olarak kabul gördü. Son yıllarda dijital tekniklerin geliştirilmesi ile görsel kayıtların artışına her birey katılmış durumda. Günümüzde görece daha ucuz ve yaygın olarak kullanılan fotoğrafın değiştirilebilirliği kolaylaştı. Bu kolaylık fotoğrafın güvenilirliğini sorgulatıyor. Fotoğraf diğer taraftan internet hızıyla iletişime katılarak haberciliği hızlandırıyor, sanat alanındaki ifade olanaklarını geliştiriyor. Nesnel dökümanlar fotografik dijital ortama aktarılarak ulaşılabilir kılınıyor. Böylece “Fotoğraf” uygarlığın vazgeçilmez bir aracı olmayı sürdürüyor.

Dünyada başta ABD ve Fransa olmak üzere gelişmişlik düzeyi yüksek tüm ülkelerde “Fotoğraf” müze ve galerilerdeki saygın yerini perçinliyor. Ülkemizde ise maalesef henüz Balıkesir ve İstanbul’da olmak üzere sadece iki Fotoğraf Müzesi var. Sadece fotoğraf sergileyeceğini iddia eden galeriler ise giderek artıyor. İşte bu manzaranın ülkemize yakışıp yakışmadığını tartışırken Nevşehir Müze Müdürü Sayın Murat Gülyaz’ın teklifi ile konuyu sizlerle paylaşmak istedim.

Bilindiği gibi Kapadokya dünyada  fotoğrafı en çok çekilen bölgelerin önde gelenlerinden. Dünyanın ünlü fotoğrafçıları bölgeyi ihmal etmiyorlar, çünkü doğası ve kültürü ile insanların yoğun ilgisi Kapadokya’nın üzerinde. Öyle bir doğası var ki; bilimsel ve artistik yaklaşımlar için hayal edilebileceklerin ötesinde. Öyle bir kültüre sahip ki; insanlarıyla, mimarisi ve sosyo-ekonomik yaşamıyla belgesel yaklaşımlar için de çok zengin bir ortam. Bu durum Kapadokya’yı ülkemizin görsel arşivi içinde de öne çıkarıyor. Tüm halkımızın gelmek istediği gibi ülkemize gelen turistler de Kapadokya’yı görmeden gitmek istemiyorlar… Benzer özelliklerinin bir kısmına sahip dünyanın diğer bölgeleriyle kıyaslandığında fotoğraf sanatının Kapadokya’da neden ihmal edildiğine şaşmamak elde değil. Fotoğrafın önceliği anlaşılmayınca karşılaşılan sorunları çözmek de kolay görünmüyor.

Elimden geldiğince vaktinizi fazla almadan konuyla ilgili önerilerimi sunacağım. Detaylara girmekten kaçınacağım ancak ilgi gösterecek taraflarla ayrıntılarıyla her zaman görüşebileceğimi bilmenizi isterim. Özellikle özel sektör temsilcilerinin konunun gerekliliği ve kazanımları konusunda ilgili olmalarını ümit etmekteyim. Gelecekte kurulacak “Kapadokya Fotoğraf Müzesi” konusundaki inancımı kuvvetlendirdiği için Nevşehir Müze Müdürü Sayın Murat Gülyaz’a ve destekleri için Güray Müze yetkililerine teşekkür ederim.

Yapacağım sunumda kullandığım görseller örneklendirme maksadıyla ve konunun da gereği olarak internet ortamından alınmıştır. Dünyada benzer konularda yapılan etkinliklere örnek olabilecek web sayfaları ve koleksiyona alınabilecek fotoğraflar çoğaltılabilir, özellikle yerli fotoğraf ustalarımızın neredeyse tümü Kapadokya arşivine sahip durumdadır ki öneri proje fotoğraf sanatının tüm alanlarını kapsamaktadır.

Saygılarımla, Ahmet Özyurt

“Dünya Mİras Alanında Fotoğraf Müzesİ Projesİ”

Dünya Miras Alanında “Fotoğraf Müzesi” Projesi.011

Fİkrİn Doğuşu

İçinde yaşadığımız çevreye duyarlılık

İnsan vicdanlı bir varlık olduğundan ilgisi onu çevresine karşı duyarlı kılar. Aynı zamanda zenginliklerini yitirmeyi de istemez.

Yaşamımızı zenginleştirmek ihtiyacı

Dünyanın en ilginç yerleri bile can sıkıcı olabilir. Eğer bir yerde insanın sosyal ihtiyaçları karşılanıyorsa orası ilginç olmasa bile yaşamak için tercih edilir, zamanla da ilgi çeker.

Eğitimimiz, deneyimlerimiz

Bilgi insanın sırtında bir yüktür. Deneyimler göstermiştir ki paylaşmakla çoğaldığı halde taşıması kolaylaşır.

Sosyal sorumluluk hissiyatımız

Cüzdanınızı düşürmeyin, eğer nüfus dairesinde kaydınız, bankada bir hesabınız yoksa kimliğinizi ve zenginliğinizi kaybetmiş olursunuz. Doğru çalışan, denetlenen kurumsallaşma bireyi korur, topluma güven kazandırır.

Kapadokya’nın Tehlike altında olmayan (!) UNESCO Kültürel ve Doğal Dünya Mirası Alanı olması

İçinde yaşadığımız yeri başkasının miras ilan etmesi ve korunması gerektiğine karar vermesi ne demek? Cevap basit, dünya hepimizin, mülkiyet geçici bir sorumluluk. Varlıklarımıza sahip çıkmak için yapmamız gerekenler var. Ayrıca tehlike çanları çalıyor, Kapadokya’nın cömertliğini yitirebiliriz. Ve UNESCO’nun Kapadokya’yı acilen “Tehlike Altında Olan Kültürel ve Doğal Dünya Mirası Alanı” olarak tanımlaması için çaba göstermeliyiz! Elbette önce kendimize kabul ettirerek…

Dünyada görsel zenginliği sınırsız bir ülkede sadece iki fotoğraf müzesi olması (Balıkesir ve İstanbul’da)

Kapadokya dünyada  fotoğrafı en çok çekilen bölgelerinin önde gelenlerinden ama bu fotoğrafları tesadüfen görüyoruz. Ayrıca Kapadokya’ya gelenlerin bile bölgenin her yerini görme, hele bir fotoğrafçı gözüyle görme şansı çok az. Dünyanın Kapadokya gibi yerlerinde bu nedenlerle “Fotoğraf”a çok önem veriliyor.

Gereklİlİk

Dünya Miras Alanları ile fotoğrafın ilgisi ve Fotoğraf Müzesi’nin gerekliliği

Ekran Resmi 2015-05-05 13.56.53

Bu ilgi fotoğrafın ne olduğu sorusunun cevabını gerektiriyor: Basitçe zamanı kaydetmek ve yorumlamaktır. Ve zaman geçmektedir. Geçen zaman bu yorumdan mahrum kalırsa boşa geçmiş olur. Gelecekte bu boşa geçişi telafiye ihtiyaç duyabiliriz. Ve maalesef zamanı kaydetmiş olanların yorumlarına katılmak zorunda kalırız. Biz “Ulusal Miras Alanı” kavramına sahip olmasak da “Dünya Miras Alanı” kavramını kabul ederiz.

“Çevre ve Doğa Koruma Bilinci” oluşturmak

Ekran Resmi 2015-05-05 13.54.59

Zorunlulukları gerekliliğe dönüştürmek, çabaları gönüllülüğe eriştirmek böylece mümkün olabilir. Çabalar verimli ve ekonomik sonuçlanır.

Kapadokya fotoğraflarına ulaşmak için kaynakların yerindeliği

Ekran Resmi 2015-05-05 13.58.23

Bugün Kapadokya fotoğraflarına ulaşmak için yerli çabalarla kaynak oluşturmaya çalışanlar var. Bu çabaları desteklemek ve daha etkin kılmak gerekir. Maalesef zamanda geriye gidebilmek ve evrensel yorumları edinebilmek için yabancı kaynaklara da ihtiyacımız var. Bu kaynakları değerlendirmek ve yerinde kılmak olasıdır.

Fotoğrafın Menzilini Arttırmak

Ekran Resmi 2015-05-05 13.49.52   Ekran Resmi 2015-05-05 13.48.05

Miras kavramı anlamı dolayısı ile bir birikimi temsil ediyor. Eğer Kapadokya bir “Miras Alanı” ise zaten değişimini kayıt etmek zorunluluğunu kapsar. Dolayısı ile kayıtsızlık gelecek kuşakları mirastan yoksun bırakacaktır. “Fotoğraflarla Koruma” için “Fotoğrafları Koruma” altına almak zorunludur. Geçmişi hafızada olmayan bir mirasın gerçek değeri anlaşılmaz, önemsizleşir, çarçur edilir, yazık olur. Sürekli belgeleme, sürekli paylaşım doğal ve kültürel mirasın değerini arttırır.

Turizm etkinliklerinde güven algısını kuvvetlendirme

Ekran Resmi 2015-05-05 13.23.17

Değer arttırmak için değer vermek gerekir. Biz değer verirsek başkaları da bu değere saygı göstermek zorunda kalır. Bizim değer vermediğimize başkasının biçtiği değer de düşük olacaktır.

Aidiyet (İlişkinlik)

Ekran Resmi 2015-05-12 11.05.17   Ekran Resmi 2015-05-12 11.19.33   Ekran Resmi 2015-05-12 11.18.25

Uygar bir toplum sürekli değer üretir, mevcut değerlerine değer katar. Kendimize dair yaptığımız tanıma başkalarının saygı göstermesini istiyorsak üzerinde yaşadığımız çevreye ve o çevrenin tüm bağlarına değer verdiğimizi kanıtlamalıyız. Müzeler bu değerin hazine sandığıdır. Aksi halde değeri başkaları belirler, saygı duymak da bize düşer.

Yapılabİlİrlİk

Zamanlama

Erkence ve gecikmeli başlangıçların sonuçları:

Ekran Resmi 2015-05-05 13.52.46

Bugün Kapadokya’da çeşitli etkinlikler yapılıyor. Kapadokya zengin kültürü ve doğası ile bu etkinliklere mekan oluyor. Olan bitenden memnun olan da var, şikayetçi olan da. Belgesizlik, süreksizlik ve ortaklaşamama kaotik bir manzara yaratıyor. İstatistiki bir bilgi arıyorsunuz; farklılıklarla ve muallaklıklarla karşılaşıyorsunuz. İddiaların, satılan bilgilerin kanıtları çoğu kez söylentiden ibaret. Bugün para kazandıran etkinliklerin ve varlıkların değerinin sürekliliği yeterince tartışılmıyor. Herkes ve her taraf kendince haklı ve uzman. Bu üzücü duruma bir an önce son vermek ve tüm tarafları rahatlacak çözümler üretmek gerek. Çözüme ulaşmanın temel yolu belgelemektir ve mevcut belgeleri koruyup paylaşmaktır.

Başarmak

Dünyadan başarı örnekleri:

Ekran Resmi 2015-05-05 13.01.15

Dünyada bu sorunun çözülmüş olduğu örnekler çoktur. Tüm tarafların kazançlı çıkabileceği, memnun olacağı çözümler mümkündür. “Miras” ancak o zaman gelecek kuşaklar için de değerli olabilir. Bu başarının en iyi örneği fotoğraf sanatının büyük ustası Ansel Adams ile Yosemite Milli Parkı arasındaki ilişkidir.

Fotoğrafın Dünya Miras Alanları ile ilgisinin fotoğrafın genel alanları ile bağları

Ekran Resmi 2015-05-05 12.58.39   Ekran Resmi 2015-05-05 13.00.30

Doğa ve kültürün yarattığı değerin mirasımız olacağından söz ediyoruz. Sürekli değişen bir doğa ve sürekli gelişen bir kültür nasıl miras bırakılabilir? Fotoğraf değişimin ve gelişimin tanımlayıcı belgesini oluşturur. Bırakacağımız mirasın da değer ölçüsüdür. Elindekinin değerini bilmeyen ya da onu bilerek ziyan eden bir suçlu anlayış belge bırakılmasını istemeyecektir.

İyi bir “Fotoğraf Müzesi” hangi koşullarda ve nasıl olmalıdır

Koleksiyon Ulusal ve Uluslararası kaynaklara ulaşmakla oluşacaktır. Sadece bağışlarla bile yüksek değerde bir müze kurulabileceğinden kuşku duymuyorum.

Personel Çok Disiplinli Mütevelli Heyeti ve Uzman İşletme Kadrosu ön koşuldur.

Ekran Resmi 2015-05-19 22.31.24

Bina İlgili konuda teknik alt yapısı yeterli ve etkinliklere uygun mekan olmalıdır.

Sürdürülebİlİrlİk

Araştırma ve etkinlikler

Ekran Resmi 2015-05-19 22.16.52    Ekran Resmi 2015-05-05 13.33.07

Tematik Sergiler, Yarışmalar, Sahne Performansları, Atölye Çalışmaları, Kültürel Turlar, Konferanslar…

Müzeler ve galeriler arası ilişkiler

Ekran Resmi 2015-05-12 11.12.11 Ekran Resmi 2015-05-05 13.41.53

Ziyaretler Bilet

Yayınlar

Ekran Resmi 2015-05-05 13.24.51

Fotoğraf ve video ürünleri üretimi

Ekran Resmi 2015-05-05 13.50.04

Fotoğraf (Yaz-Kış) Okulu, Online eğitim

Bilimsel Fotoğrafçılık Pek çok alandaki ihtiyaçlar bir tarafa örneğin restorasyon ve reprodüksiyon çalışmaları için kaçınılmazdır.

Sierra-fig15-970x1024

Mağaza

Ekran Resmi 2015-05-05 13.54.27

Mobil Müze, Sanal Müze

Ekran Resmi 2015-05-05 13.14.43 Ekran Resmi 2015-05-12 11.06.56

Dijital arşiv

Fotoğraf Vakfı

Kendine yeterlik ve her türlü politik, ekonomik ve cehalet baskılarından bağımsız işletme

Ekran Resmi 2015-05-19 23.22.43

Bölge üniversitelerinde GSF Fotoğraf ve Video Bölümü açılmasına destek

Destekler

Ekran Resmi 2015-05-20 01.20.05    Ekran Resmi 2015-05-20 01.38.11

Konuyla ilgili yeterli bilgi ve deneyim eksikliği dolayısı ile tersi gibi görünse de en önce ve en çok bölgede faaliyet gösteren kar amaçlı kuruluşlar bu müze faaliyetlerinden yararlanacaktır. Bu yararlılık ülke tanıtımına kadar genişleyeceğinden ekonomik destekler giderek artacak ve tarafların memnuniyeti sürekli katlanacaktır.

Gelir kaynakları:

Dolaylı gelir kaynakları:

Turizm, Kültür, Sanat, Doğa, Çevre, Tarım, Spor vb. alanlara servis edilen bilginin bölgeye sağlayacağı ekonomik getiriler

Dolaysız gelir kaynakları:

Ekran Resmi 2015-05-05 13.09.08

Biletli ziyaret, Biletli etkinlikler, Mağaza, Yayınlar, Eğitim, Fotoğraf satışı, Fotoğraf Atölyesi, Üyelikler, Kütüphane, Ulusal ve uluslararası proje destekleri…

Giderler:

  • Kuruluştan önce yatırım:

Bina

Ekran Resmi 2015-05-20 01.44.53

Hibe, tahsis etme, satın alma veya kiralama yoluyla edinme, Bina donanımı

Koleksiyon oluşturma Bağışlar dışında fotoğraf satın alımı, arşiv koşulları

Dijital fotoğraf atölyesi Reprodüksiyon sistemi, sergi hazırlama ortamı, satışa uygun üretim

Ön personel ücretleri En az ilk 3 yıl için

Kuruluş tanıtımı bütçesi

  • Kuruluştan sonraki sürekli giderler:

(Zamanla bu giderler işletme gelirlerinden karşılanabilir olacaktır, destek arayışları sürekli kılınacaktır ve kârlılık aşamasına kısa zamanda geçilecektir)

Binanın bakımı ve alt yapı giderleri

İzleme ve uluslararası ilişkiler

Arşiv zenginleştirme

Etkinlik organizasyonları, ödüller

Ekran Resmi 2015-05-20 01.54.03

Personel giderleri

Periyodik tanıtım

Ar-Ge yatırımları, proje geliştirme

Kazanımlar

İşletme kârlılığı (Maddi gelirler)

Kültürel ve Doğal Dünya Mirası Alanı Kapadokya’nın korunması ve verimli kullanılmasına katkı

Bölgenin tanıtımı

Yerel koruma ve yararlanmada bilinçlenme, gönüllülük

Eğitim

Uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi

Kapadokya’nın doğal, tarihi ve kültürel kaynakları tüketilmeden daha verimli işletilmesi, bölgenin yeni turizm alanlarına açılması

Aidiyet

Destekçilerin prestiji

Koleksİyona alınabİlecek fotoğraflara örnekler:

İşte en önemli aşama. Bir müze oluşturabilmek için yeterli esere, döküman ve bilgiye sahip miyiz?

Sahip değiliz ama sahip olabiliriz! Örnekler kaynakların ulaşılabilirliğini göstermek amacıyla sadece Kapadokya ile ilgili seçilmiştir. Fotoğrafçıların seçiminde ve fotoğraf arşivinin oluşturulmasında seçim kriterleri geniş tutulmalıdır.

matson 1935

G. Eric Matson 1935

Marc Riboud 1955

Rene Burri 1957

Henri Cartier-Bresson 1964

George Rodger 1966

Ian Berry 1971

Ara Güler 1975

Richard Kalvar 1979

Josef Koudelka 1984

Josef Koudelka 1984

Nikos Economopoulos 1989

Abbas 2002

Nikos Economopoulos 2003

Nuri Bilge Ceylan 2004

Mehmet Biber 2010

Murat Gülyaz 2014

Ahmet Özyurt 2015

Bir fotoğraf müzesinde en yaşlı eser 176 yaşında olabilir; bu gençlik onu “Çağdaş Eserler Müzesi” yapar. Ancak fotoğrafın zamanla ilişkisi öyle kuvvetlidir ki onu temsilde üstüne yoktur.

İlginize teşekkür ederim.

Ahmet Özyurt

Konuyla ilgili olabilecek yararlanılmış web adresleri:

http://network.icom.museum/international-museum-day

http://icom.museum/

http://whc.unesco.org/en/list/357

http://www.istanbulfotografmuzesi.com/

http://fotografmuzesi.org/Icerik.ASP?ID=747

http://www.anseladams.com/

http://www.magnumphotos.com/

http://www.loc.gov/

http://www.nederlandsfotomuseum.nl/en/

http://www.yosemiteconservancystore.com/233/Shop.htm

http://www.spiegel.de/fotostrecke/photo-gallery-unesco-world-heritage-sites-in-germany-fotostrecke-69730-14.html

http://photobank.unesco.org/exec/index.htm

http://www.cmp.ucr.edu/Exhibition

http://www.peopleprotectingplaces.org/

http://www.alanbaskanligi.gov.tr/turkiye_dunya_miras_alanlar%C4%B1.html

https://www.jfny.org/arts_and_culture/worldheritage.html

http://store.icp.org/

http://losangeles.about.com/od/artsentertainment/tp/photographygalleries.htm

http://www.henricartierbresson.org/en/

http://photography.nationalgeographic.com/photography/

http://www.museumsinflorence.com/musei/alinari.html

http://www.foam.org/museum/visitor-information

http://www.alta.museum.no/sider/tekst.asp?side=139&meny=ACTIVITIES

Kapadokya’nın ökse otu, müzik ve fotoğrafın buluşması…

Ya da rüyaya dalış, rüyaya uyanış…

ECM Albüm Kapakları Üzerine Düşünceler

Miki N´Doye - Tuki     David Virelles - Mbókò

Bir müzede önemli bir sergi olduğunda, bir yayında önemli bir makale yayınlandığında veya benzer önemde etkinliklerden söz ederken ilgili kurumun adını anmak reklam olsa da etkinliğin önemi nedeniyle bunu sineye çekeriz veya hak veririz. Bu yazımda da bir şirketin adı anılacak ve methiyeyi hak ettiğini iddia edeceğim; hiç bir bağım olmadığı halde.

Marcin Wasilewski Trio w: Joakim Milder - Spark Of Life   The Hilliard Ensemble - Il Cor Tristo

Ortaokulda arkadaşlarınca “fadiyez” lakabı verilmiş biri olarak müzik yapmak bana hep çok uzak oldu. Bu konuda gayretim olmadı diyemem ama maalesef bir enstruman çalmak bile her zaman gıpta ettiğim bir eylem olarak kaldı. Ancak tesselliyi dinlemenin hazzında buldum diyebilirim. Belki de icrasına oranla daha az acı veren bir haz…

Paul Motian - Lost In A Dream     José Luis Montón - Solo Guitarra

Müzik dinlerken; anlatılmak, sürükletmek, düşürülmek, yükseltilmek, hissettirilmek istenilen duygulara erişebilmenin yanında bestekarın ve icracının ruh halini de paylaşmak için perişan olurum. Müzik beni benden çalar. Bir rüya, bir hayal içinde kendimi yitiririm. Sesler görüntülere dönüşür.

Kayhan Kalhor : Erdal Erzincan - The Wind     Ghazal - The Rain

Bir gölge nasıl bağlı ise ışığı kesen cismine, öyle bağlıyım fotoğrafa. Fotoğraf gerçekliği temsilde yeterince güçlü görünse de bence bir rüyaya dalış anıyla, bir rüyaya uyanış anının kesiştiği lahzada duruyor. Çoktan gerçeklikten kopmuş oluyor, üstelik tüm zamanları temsil etmeye namzet, iyi ya da kötü niyetli editörün eline düşüp, insafına sığınıyor. Fotoğrafın en masum hali gurbetteki işçinin ondaki çocuğuna, nöbetteki askerin ondaki yavuklusuna bakışında yaşadığı duygu olsa gerek. Daha çok da zamanın geri döndürülemezliğinin kanıtı bir kağıt parçası olarak yarattığı acıda… Elbette yalan söylediğinde, söyletildiğinde, üstelik bazen “fotoğrafçısının gerçeği” olarak küstahça kabulündeki masumiyetini yitirişinde irkilten, ürküten, geren bir hali de var fotoğrafın… Daha neler, neler… Kabusa dönen rüyalara kadar… İçimize gözümüzden giren fotoğraf, müziğin kulağımızdan girdiğinde olduğu gibi içerde  çalışmaya başlar… Eskiden karanlık odadaki küvette yavaş yavaş beliren görüntü gibi bizi hükmüne bağlar, teslim alır…

Elina Duni Quartet - Matanë Malit    Keith Jarrett : Gary Peacock : Jack DeJohnette - Somewhere

Artık birbirinden ayrılmak istemeyen ses ve görüntü ne müziktir ne de fotoğraf. Olsa olsa ökse otunun altındaki kaçınılmaz öpüşün karmaşık ürpertisidir.

Fotoğraf çekerken; görmek, göstermek, yakalamak, yakalatmak, durdurmak, hapsetmek, yaşatmak istediğim duygulara erişebilmek için vicdanıma danışırım, çoğunlukla parmağım donar kalır. Fotoğraf içimdeki beni çeker. Bedenimi hissetmez olurum, içinde eridiğim görüntü iniltiler halinde başlamış seslere dönüşür.

Kapadokya’ya geldiniz mi bilmem, geldiniz de gördünüz mü, onu da bilmem; ama ökse otunun en bol olduğu yerlerdendir. Kuruttuğu kayısılar her yerdedir. Yaşamını öldürücülüğü ile sürdüren bu garip bitkinin cezası ise zehrine yüklenmiş şifasıdır. Kayısının ömür uzatıcı özelliğini saklar yapraklarında. Daha kendisine değmemiş olan altında buluşana bile yetişir etkisi.

İşte böyle bir buluşmadır ses ve görüntünün buluşması ECM albümlerinde…

Peter Erskine - You Never Know    Maya Homburger : Barry Guy - Ceremony

Ortaokul, lise ve hatta üniversite yıllarımda müziği TRT3’ten dinlerdim. Sonraları plaklardan… Kasetler ve daha sonra da disklerden… Zaman mı çabuk geçiyor, insanların acelesi mi var bilmem ama teknoloji ürünleri tadımlık sunumların ardından sofradan kaldırılıyor… Şimdi MP3, internet… Neyse ki internet sayesinde tekrar “Radyo Günleri” geri geldi. Bu süreç içinde plakların şömine ateşininkine benzeyen cızırtısını saymazsam en çok CD’leri keyifle dinledim ve tercih ettim diyebilirim. Bir zamanlar mesleğimin grafik olmasından ötürü de bu tercihim güçlenmişti. İşte o dönemimde dinlediğim CD’lerin kapaklarında sanata yaklaşımımı yönlendirmiş olan üç harfli bir logo vardı: ECM.

Eleni Karaindrou - Trojan Women     The Gurdjieff Folk Instruments Ensemble - Levon Eskenian

Bu şirketin yayınladığı müzik diskleri elbette -şeffaf- bir kutuda satılıyor… Kutunun içinde diski saran, sarmalayan bir de kağıt var… Ve kağıdın üstüne basılmış fotoğraflar… Ses ve görüntü o kutunun içinde birbirlerine karışıyorlar; kavuşuyorlar desem daha yerinde olacak belki de.

Ambrose Field : John Potter - Being Dufay     Julia Hülsmann Trio - Imprint

Dinlediğim müziklerle izlediğim fotoğrafların birbirine uyumu, birbirine bağlanması, birbirini canlandırması söz konusu olduğunda hep ECM diskleri gözümün önüne gelir, kulağımda çınlar.

Karl Amadeus Hartmann - Funèbre     Gidon Kremer : The Kremerata Baltica - Franz Schubert- String Quartet G Major

En güzel seslerin ardından başlayan sessizlik içinde gözlerimi kapadığımda karanlığın içindeki fluluklar netleşmeye başlar, çoktan kendimden geçmiş olurum, yarı uyanık esrikliğimle gördüğüm rüyamda dalgaların köpükleriyle savrulur, kayalara çarparım, martıların kanatlarından bir tüy gibi kopar düşerim, ıssız steplerde bir kayanın likenine takılır, hafifçe esmeye başlayan rüzgarın fırtınaya dönüşüyle kalabalık bir kentin gece ışıkları altında ıslak kaldırımlara taşınırm… Tutuşmuş iki el beni tekrar alır, götürür… Oturdukları bankta unutulurum, gidenlerin anılarıyla kalır, oyalanırım. Önümden koşarak geçen çocuğun çimenlerde tekerlenmesine eşlik eder, kendimi acayip şekilli kayaların arasına atarım…

Thomas Zehetmair - Eugène Ysaÿe- Sonates pour violon solo     Rainer Brüninghaus - Freigeweht

Sessizlik öylesine derindir ki kulaklarım çınlamaya başlar… Çok geçmeden Kızılırmağın kıyısında bir yalıçapkını uyandırır, yabani bir iğde dalına tutunup kendime gelirim, vadilere yayılmış mayıs kokusu ve sessizliğin melodisi içinde yürürken mahmur gözlerim açılır, kendimi peribacalarının arasında bulurum. Uçhisar’ın silüeti bir daveti müjdeler, Stefan Micus’u dinlemeye giderim. Gerçekten o burada mı diye şaşarım. Rüya ile gerçek birbirine karışır.

Anadolu’da dağ tepe dolaştığım zamanlarda kentlerden uzaklaştıkça doğanın güzelliği karşısında büyülendiğimi, fotoğraf çekmek amacıyla geldiğim halde işimi unutup onu dinlemeye daldığımı hatırlıyorum. Yer değiştirmelerde, geri dönüşlerde kentlerden geçme zorunluluklarımda yorgunluğumu farkettiğimde badireyi atlatmak için müziğe sığınırdım. Doğanın bende bıraktığı etkileri diri tutan en çok da Micus’un müziği olurdu. Bir gün onu buralarda canlı müzik yaparken görmeyi hayal ederdim. Yıllar önce ilk kez İstanbul’da Aya İrini’de dinlediğim Micus’u şimdi Kapadokya’da dinleyeceğim. Şükür. Cappadox’a müteşekkirim.

Stephan Micus - Life     Stephan Micus - Panagia

Bir ECM sanatçısı saydığım Micus’un disk kapaklarında yer alan fotoğraflara bakınca geçmiş seyahatlerimden belleğimde kalmış görüntüler canlanır, bestenin kaynağını kendi mekanlarıma kaydırırım. Onun müziği kaynağına bağlı olmakla birlikte kendisine özgü yorumu dolayısıyla mekanından bağımsız derinleşir, evrene yayılır, beni de birlikte alır götürür.

Tomasz Stanko Quartet - Matka Joanna     The Keller Quartett - Johann Sebastian Bach- Die Kunst der Fuge

ECM’in yayınladığı ses ve görüntülerin her bir diski bir diğerinden farklı olduğu halde tümü birlikte değerlendirildiğinde de tutarlı ve uyumlu bir bütünlüğü yansıtırlar. Nasıl ki örneğin Micus’un her bir bestesi, her bir albümü birbirinden farklıysa da sanatçısına aidiyetini belli eder, ECM disklerinin tümü de böyle bir ortak bağı saklamazlar. Bu bağ sesler ve görüntülerin birbirine sarılmasına benzer; fotoğraf müzik için, sesler de görüntüler için kendilerini feda etmeye hazır gibidir. Müzik bu disklerde fotoğrafa baskın olma hakkını kullanırken, onu kendi hizmetinde tüketmez. Tek bir diskte hissedilmesi nispeten daha zor olabilen bu karşılıklı etkileşim ECM’in görsel dünyasını tümüyle bir bütün olarak görmek istediğimizde belirginleşir.

Bu fotoğraflara bakarken, verdiğim linklerdeki müzikleri de dinleyebilirsiniz. Bu hayalci dostunuz bıkmaz yorulmaz, hayal kurar… Gerçekleştikçe yine kurar…

Stefan Micus Anadolu enstrumanlarıyla bir Kapadokya bestesi yaparsa ne güzel olur!

Stephan Micus - Twilight Fields     Stephan Micus : The Garden Of Mirrors

Ahmet Özyurt, 27 Nisan 2015.

http://www.allaboutjazz.com/stephan-micus-solitary-pursuits-stephan-micus-by-john-kelman.php

http://www.lars-mueller-publishers.com/en/catalogue-design/der-wind-das-licht

http://cappadox.com/

“Kapadokya Uluslararası Fotoğraf Merkezi” Projesi Önerisi

Yıllar var ki Kapadokya’da yaşıyorum ve tanıştığım her kişiye, muhatap olduğum her yöneticiye, bölgede ve dünyanın herhangi bir yerinde karşılaştığım ve tanıdığım fotoğrafçılara, fotoğrafseverlere ve Kapadokya için düşünen, yararlı olabilmek için çaba gösteren herkese her fırsatta bu konudan sözediyorum.

Bilindiği gibi Kapadokya dünyada  fotoğrafı en çok çekilen bölgelerinin önde gelenlerinden. Fotoğrafla olan bu nicelik ilişki yanında aynı zamanda fotoğrafın özellikleri bakımından da çok ve çeşitli çalışmalara mekan olmuş Kapadokya. Dünyanın ünlü fotoğrafçıları bölgeyi ihmal edememişler, çünkü doğası ve kültürü ile insanların yoğun ilgisi Kapadokya’nın üzerinde. Öyle bir doğa ki artistik yaklaşımlar için hayal edilebileceklerin ötesinde, öyle bir kültür ki, insanlarıyla, mimarisi ve sosyal/ekonomik yaşamıyla belgesel yaklaşımlar için de çok zengin bir ortam Kapadokya. Bu durum Kapadokya’yı ülkemizin görsel arşivi içinde de öne çıkarıyor. Ülkemize gelen yabancılar burayı görmeden gitmek istemiyorlar… Bu duruma karşın benzer özelliklerinin bir kısmına sahip dünyanın diğer bölgeleriyle kıyaslandığında fotoğraf sanatının Kapadokya’da neden ihmal edildiğine şaşmamak elde değil. Bu eksikliğin sinema ve dizi filmler için giderilmeye çalışıldığını görüyoruz ancak fotoğrafın önceliği anlaşılmayınca karşılaşılan sorunları çözmek de kolay görünmüyor.

Fikren aldığım desteklerin anlamlı olabilmesi söz ve eylem birliği konusunda kendisini güçlendirebilmiş taraflarla uygulamada da ilerlemeler sağlanmasına bağlı. Bu nedenle fikrimi herkesle paylaşmanın da zamanı çoktan gelmiş bulunuyor.

Düşüncelerim eleştiriye de katkıya da açık. Sadece bir öneri. Dünyadaki ilgili örnekleri inceleyenler için oldukça net olduğundansa hiç kuşkum yok.

Ana Proje: Kapadokya Uluslararası Fotoğraf Merkezi Projesi

Proje ( kendine yeter ) sürdürülebilirliği sağlanmış olduğunda tamamlanmış sayılacak, desteklenen fakat bağımsız çalışan kurumsal bir yapıya kavuşturulacaktır. Bu aşamanın tarihi 29 Ekim 2023 olarak belirlenebilir.

Proje Kapadokya’nın Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kırşehir, Kayseri illeri ile de ilişkili kılınmalıdır.

Projenin öncelikli başarılması gereken aşamaları aşağıda sırasıyla belirtilmiştir.

Ön Proje 1: Uluslararası Kapadokya Fotoğraf Yarışması

(Yapılmakta olan bir örnek var, yeterli etkinlikte değil. Bu proje çerçevesinde kurumsal ve çağdaş yöntemlerle -internet vb. ile- yapılmalı.)

Ön Proje 2: Kapadokya Fotoğrafları Koleksiyonu

Koleksiyon 2 ana dosyadan oluşturulmalı:

P2/1- Kapadokya Fotoğrafları / Ustalar Koleksiyonu

P2/1A- Yabancı Fotoğrafçılar (Örneğin: Nikos Ekonomopoulos, Abbas, Richard Kalvar, Josef Koudelka, George Rodger, Marc Riboud, Ian Berry, Rene Burry, Henri Cartier-Bresson…)

P2/1B- Yerli Fotoğrafçılar (hemen hemen tüm fotoğrafçılarımız; örneğin: Sami Güner, Ara Güler, İbrahim Zaman, Gültekin Çizgen, Ahmet Ertuğ, Mehmet Biber, N. Bilge Ceylan, Kamil Fırat……….)

P2/2- Kapadokya Fotoğrafları / 2000+ Koleksiyonu

2000 yılından sonra çekilmiş fotoğraflardan oluşturulacaktır.

Fotoğrafçılar (Karma): Yeni nesil fotoğrafçılara öncelik verilmeli.

Ön Proje 3: Dünya Fotoğrafçıları Kapadokya’da! Projesi

Her ay 1 yerli veya yabancı fotoğrafçı Kapadokya’ya çalışmalar yapmak üzere davet edilmelidir.

Davetli fotoğrafçının uçak, hotel, yemek giderleri karşılanmalıdır.

Davetli fotoğrafçı ile bir panel düzenlenmeli, panele katılan davetli fotoğrafçı ile varsa diğer panelistlere katılım ücreti ödenmelidir.

Ön Proje 4: Kapadokya Fotoğraf Şenliği/Festivali Projesi

1- Şenlik için bina veya mekanların temini, uygulama giderlerinin karşılanması

2- Destekleyicilerin periyodik katkılarının sağlanması

3- Kurumsal yapılanma adımlarının atılması

4- Uluslararası ilişkilerin geliştirilmesi

Ön Proje 5 / Ana Proje’nin gerçekleşmesi aşaması: Kapadokya Uluslararası Fotoğraf Merkezi Projesi

1- Merkez için bina veya mekanın tüm zamanlar için temini (Müze mekanı özelliği de taşıyabilmelidir.)

2- Mekanın fotoğraf etkinliklerine uygun hale getirilmesi

3- Genel fotoğraf koleksiyonları oluşturulması

4- Periyodik yayın yapılması (Basılı yayın ve web)

5- Biletli etkinlikler yapılması

6- Göreme Milli Parkı Fotoğraf Koleksiyonu oluşturulması

7- Kapadokya’nın Uluslararası Yayınlardaki Fotoğrafik Tarihi Koleksiyonu oluşturulması

8- Fotoğraf eğitimi, üretimi, satışı konularında sürdürülebilir yapısal oluşumların gerçekleştirilmesi

9- Periyodik ulusal ve uluslararası prestijli KUFM Fotoğraf Ödülü verilmesi (Portfolyo ve/veya Fotoğrafçıya)

Periler ülkesi Kapadokya’da hayal kurmak ne tatlı! Mümkün olanın hayal edilmesi ise mayhoş.

2012 yılında konuyla ilgili görsel bir sunum yapmıştım: “Fotoğrafçı gözüyle Kapadokya” İzlemek için Facebook sayfama bakınız.

https://www.facebook.com/Ahmet.Ozyurt.Photography/videos

————————————————————–

  • İlk katkı beklediğim yerden geldi:

Ayça Olcaytu’nun önerisini ekliyorum. 25 Mart 2015
Öneri 1: Kapadokya gezginlerinin (Sterret, Hamilton, Ramsey, Bell’den NatGeo ekiplerine kadar olabildiğince en geniş yelpaze) fotoğraflarının ve bunlarla ilgili akademik çalışmaların arşivlenmesi, sunumu, sergisi vb. Her yıl birkaç gezgin seçilip incelenebilir.
Öneri 2: Kapadokya ve fotoğrafçılık konulu akademik çalışmaların özendirilmesi için çalıştaylar, sempozyumlar vb. organize edilmesi.

  • Katkı ve fikirler gelmeye devam ediyor…

Sami Türkay’ın önerisi.. 27 Mart 2015
Öneri 1: TFSF Başkanı olarak deneyim ve birikimimle her türlü desteği verebilirim, bu iş gönüllükle başlayabilir gönüllükle sürdürülemez, çünkü profesyonel bir iş. Görüşelim, bunun için TFSF’de bir çalışma grubu kurulabilir.

  • Katkı ve fikirler paylaşımlarda da devam ediyor…

Cappadocia Explorer Facebook Grubu önerilerini de önemsiyorum… 27 Mart 2015https://www.facebook.com/groups/cappadociaexplorer/731704433593439/?notif_t=group_comment_follow